takımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Uzak Diyarlardan Sana  

Posted by Genç in ,


Senin icin bir seyler yazmaliydim, yapamadim, gozlerim doldu.. Cok ozluyorum seni, ne olur bir sekilde gel...


Iyi ki dogdun Gica!

Bir Tek Seni Sevdim, Gerisi Yalan...  

Posted by Genç in ,


Ninnilerle değil,
Tezahuratlarla büyüdüm ben...
Süper kahramanlarım,
Parçalı formalar giyerdi benim...
Bir oyuncak istemedim,
Seni canlı görebilmeyi istediğim kadar..
Hayır, lunaparka değil,
Sami Yen'e götür beni baba...
Gözyaşlarım yere düştüğümden değil,
Kazanamadık diye bu hafta..
Bana masal anlatma baba,
On dört sene nasıl beklediğini anlat..
Bir gece evvelden maça gidip,
Sabahın köründe maça girdiğini,
İçindeki sevginin,gecenin ayazında
Üşümene nasıl engel olduğunu anlat..
Bana öyle bir aşk anlat ki baba,
Ben de yüreğimden dağlanayım..
Kalbime iki harf kazıyayım baba...
İki renk kazıyayım...
Tek bir isim kazıyayım...
Çocuk şarkıları dinletme bana baba,
Tribünlerde söylenen o besteyi dinlet..
Söyle senden başka kimim var benim..
Düşünüyorum da şimdi..
Kimim var söylesene?
Söylesene cimbomum,
Sen şampiyon olamamışsın kupaları alamamışsın,
Kaç yazar...
Değiştirebilir mi sence bunlar sana olan sevgimi..
Olur mu lan öyle şey..
Değişebilir mi hiç...
Sami Yen'in önü bir uzun alan,
Bir tek seni sevdim gerisi yalan...
Harbiden yalan cimbomum..
Gerisi harbiden bir dolu yalan...

Genç Hasdemir

Zavallı Örümcek  

Posted by Genç in


Boğazımda Düğümlenen Hıçkırıktır Tugay Kerimoğlu  

Posted by Genç in

Duygusal patlamaya ramak kala...

Anlatamayacağım muhtemelen Tugay'a olan hayranlığımı ama yazacağım gücüm yetene kadar....

Uzun değil benim hikayem, destansı değil belki, belki de çok sıradan... Sarı-kırmızıyı tanıdığım günden, yani doğumumdan başlar ve Galatasaray sevgimin katlanmasıyla devam eder. Benim için Galatasaray, parçalı forma içinde ellerini yumruk yaparak gol sevincini yaşayan, sarı saçlı, Falco varken 6 numarayı giyen bir adamdı. Kendimi o zannederek aşık olmuştum Galatasaray'a. Top ondayken sanki ben koşuyordum, sanki ben koyuyordum uzaklardan Fener'e, sanki ben koşuyordum attığım golden sonra Kadıköy'de mevzilenmiş vişne'ye çalan koyu kırmızılı askerlere... Kötü oynadığı bir maçta tribünden homurtular başladığında, hüngür hüngür ağlayarak susturmuştum o insanları, sanki bana küfür ediyorlar gibi, çaresizce çıldırmıştım.
O Galatasaray'dı, ben Tugay'dım. Şampiyonluklarda Bülent Korkmaz'la beraber kaldırırdık kupaları. 3-3lük Manchester maçında omuzlarda beraber ağladık onunla... Fener'e gideceği söylentileri çıktığı sene kapalı'nın önüne gelip bütün tribünü beraber susturduk... "Burada doğdum, burada öleceğim!" diye birlikte haykırdık Galatasaray taraftarına. Herta Berlin'e attık golü, bir anda yaylanarak koşmaya başladık, sonra yumak olduk zıpladık...
Ve o an geldi, sen gittin, götürüldün.. 99-00 sezonunun devre arasında, Tolunay oynayacak diye seni gönderdiler Tugay'ım. Fatih Terim'i bu yüzden hiç affedemedim. UEFA Kupası'nı sen de kaldıracaktın beyaz formanla. Belki de son penaltıyı sen atacaktın ve yine seninle kale arkasına koşacaktık omuz omuza. Olmadı, mavi beyazlar içindesin şimdi. Bambaşka bir ülkede, bambaşka bir yerde doğan çocuklar belki sen oluyor. Belki onlar soyadını bile söyleyemiyorlar, Tugay diyorlar sadece.. Formanı alıyorlar.. Ama bilmiyorlar ki, sana sadece sarı kırmızı yakışıyor. Ve bilmiyorlar ki, Galatasaraylı bu çocuk hala Tugay'ı bekliyor...
Boğazımda düğümlenen hıçkırıktır Tugay Kerimoğlu... Demiştin ya burada doğdum diye, sen geleceksin ve ben tekrar Florya'ya, Ali Sami Yen'e ayak basacağım....


Sami Yen...  

Posted by Genç in ,


Taş duvarlarına mı aşık oldum acaba?
Yoksa oturmak yerine
Üstünde tepindiğim sarı koltuklarına mı?
Belki o betonun üstündeki kırmızı demirinden
Nasıl olur da hiç düşmediğimi anlayamadığmadan,
Ya da iki metre önümden Monaco'ya koyan
Hagi'yi unutamadığımdan ya da kim bilir
Paramparça olan gırtlaklarımdan mıdır nedir
Bir acayip hissediyorum senden koparken...
Ne yani Şişli'den inerken çıkmayacak mısın karşıma?
Yolu köprüye düşen hiç kimse göremeyecek mi
Eziyetin bile zevk olduğu kapıların artık olmayacak mı?
Ulan ben sensiz nasıl bira içerim şimdi,
Nasıl yerim Adem Usta'nın köftesini...
Hızlı hızlı yürüyemeyeceksem yeni açık boyu,
Sana ulaşamayacaksa o hep yürüdüğüm yokuşun sonu,
Nasıl bağırırım, nasıl çıldırırım eskisi gibi coşkulu?
Genç Hasdemir

Ankara Deplasmanı  

Posted by Genç in

Fikstür çekildiğinden beri gitmek ,tek yarenimizi görebilmek için yanıp tutuştuğumuz bir deplasmandı Ankara. Kolay mı , bir sene ayrı kalmışım aşkımdan , dünyanın öbür ucunda olsa giderdim bu maça. Neyse tüm hazırlıkları tamamladık ve 6 arkadaş yola koyulduk. Gidiş trenle dönüşümüz allah kerim. Cuma sabahı saat 10:10 da Bostancı'dan bindik Başkent Ekspresi'ne çıktık yola. Trende tezahuratlarla Ankara topraklarına bastık. Eskilerin 2 puan için geldiği şu anadolu'nun kalbine , biz de 3 puan için gelmiştik. Stadın çevresinde havamızı bulduk. 1,5 liraya maç köftelerini mideye koyduktan sonra stad kapısına doğru akmaya başladık. Stadın çoğu her zaman ve her yerde olduğu gibi Galatasaray Taraftarı'nındı. Maçı anlatmayayım zaten herkes biliyor ne olduğunu , sinir kriziyle çıktık kapılardan. 23:30 trenine yetişmek için bastık deparı. Zamanında oradaydık ama bilet kalmamıştı. Otogara döndük. 2:15 de kalkan bir otobüs bulduk ve koyduk kafayı yattık. Otogardaki perişan hallerimiz görülmeye değerdi.
Uzun lafın kısası gittik sinirlendik geldik. Ancak her şeye rağmen güzel bir maceraydı. Ankaragücü ve Gençlerbirliği maçlarına da gideceğiz kararlıyız.