İnandık bir kere..
Sevginin özgürlüğüne..
Anlatmaya çalıştık
Anlamadılar ama..
Kısıtlamalardan uzak
Yüreğin içinde ancak
Geleneklerin dışında olduğunun aşkın..
Anlamadılar..
Ya da biz anlatamadık..
Aşk töreye bağlı olabilir miydi?
İnsan sevdiğine başlık parası mı ödemeliydi?
Bunlar değişti...
Yarın bir gün,
Şimdinin değişmezleri değişecek..
Doğadaki tek gerçek kanun,
Değişmeyen tek şeyin değişim olduğunun kanunu
Bir kez daha haklı çıkacak..
Ve malesef..
Ben haklı çıkacağım..
O zaman beni anlayacaksınız..
O zaman bana hak vereceksiniz..
Ama parçaladığınız kalp,
Nasıl ki aşkı için töresine karşı gelip,
Abisi, babası tarafından öldürülen
Zavallı kız geri gelmiyorsa,
O kalp hiçbir zaman onarılamayacak..
Hiçbir zaman ilk günkü gibi özgürce sevemeyecek..
Kanadını kırdınız,
Gövdesini ateşe verdiniz..
Sonra da uç diyorsunuz..
Siz hiç özgürce sevememişsiniz,o yüzden,
Aşkın ne olduğundan
Haberiniz yok..
Aşk çivisiyle çakılmışım olduğum yere
Lastikle bağlamışlar çivinin çevresine..
Uzaklaşıyorum, uzaklaştım diyorum en azından..
Büyüyorum, tecrübelendim diyorum..
Yaptığım hataları ardımda bırakıyorum
Uzaklaşıyorum
Öyle geliyor en azından..
Sonra lastik geriliyor..
Geriliyor..
Ve son..
Öyle bir hızla,
İlk başladığım noktaya çarpıyorum ki...
Allak bullak oluyorum
Hiç ilerleyememiş olmak ne acı..
Ne acı her şeye tekrar başlamak,
O güç var mı acaba bende..
Bu çiviyi sökebilecek
Ya da, bu sonsuz çakılmalara dayanabilecek bir yürek
Var mı?
Hava İstanbul havası oysa,
Neden daha buğulu duruyor bu gece?
Yıldızlar sanki daha bir uzak
Ay fazla karanlık gibi bu sefer..
Hep içtiğim rakı değil mi bu?
Niye tadı daha acı geliyor?
Bu benim her zaman dinlediğim şarkı
Oysa şimdi daha ağır, daha hüzünlü gibi...
Karşımda duran resmin aynı resim..
Ama bu sefer çok daha güzel gözüküyor..
Değişen ben miyim
Yoksa ağırlaşan yüreğim mi?
Konuşmalıyım sanki..
Ya da..
Yazmak en iyisi...
Yaz doktor yaz...
İlacımı yaz...
Bi dublesi sek, bi dublesi sulu
Meze olmuş kalbim, tabağım efkarla dolu..
Bir ben kalmışım etrafta yüreği kuru...
Nerden çıkardın karşıma, neden sevdirdin onu...
Yaz doktor yaz...
İlacımı yaz...
Tütünü kalbim, közü sevdam,
Dumanı gözyaşım olsun...
Öyle bir sevda yaksın ki tütünü,
Cayır cayır yansın kalbim..
Kurtarsın beni bu sonsuz acılardan..
Ve ağzımda keskin bir gül tadı bıraksın...
Yaz doktor..
İlacımı yaz...
Tutuştur elime kağıdı kalemi,
Sonra ateşle barutun fitilini,
Döksün bu puşt sevdaların teki
Bu zavallı kağıda, kinini nefretini...
Yaz doktor...
Öyle bir şey yaz ki,
Bir daha yolumu bulamayayım..
Aşktan sonra günde 3 sefer, tok kalbe alayım...
Aşk bir şimşek gibi,
Şimşek kadar kısa,
Şimşek kadar derin,
Şimşek kadar hızlı,
Ve bir şimşek kadar korkutucu...
Karşılıksız aşk bir fırtına gibi,
Fırtına kadar savurgan,
Fırtına kadar yıkıcı,
Ve bir fırtına kadar arkasına bir şey sağ koymayan..
Ben ise bir yağmur gibi..
Şimşekle başlayan,
Fırtınaya dönüşen
Yağmur kadar ıslak
Yağmur kadar hüzünlü
Ve bir yağmur kadar bitkin...
Akdeniz gecelerinden bir gece,
Kıyılara vuran kara dalgalar,
Dalgaların ıslığı sanki
Çocukluğumun çığlığı...
Kükredim, coştum
Bozuldu sahillerin ıssızlığı..
Hey gidi günler hey
Neydi o günler ney...
Küçük teknemiz Marmara'da
Rotamız Büyük Ada,
Çaparinin ucunda çırpınan çipura
Hedef yeni ufuklara...
Bu gece ben susacağım
Akdeniz konuşacak sana
Dalgalarıyla taşıyacak
Bir tutam aşkımı
Çakıl taşlarıyla boğacak
Bir dalga boyu sevdamı..
Kalbimdeki şey şu an tam olarak bir gizem
Ah şu yüreğime bir dur diyebilsem
Kalbimden geçenleri sana söyleyebilsem
O güzel rüyayı tekrar görebilsem...
Bir bahar geçmişti zaten
Bu zavallı yüreğimden
Şimdi bir koca gizem
Geçebilir mi bilmem
Acının alkole kavuştuğu bir yerden
İki çift söz söylebilmem mümkün mü ki zaten...
Blog Arşivi
Contributors
- Genç
- Biraz sevdaya, biraz da alkole meyilli. Arada bir aşık, yer yer arızalı, ha bir de turuncudan iz taşıyan tok bir sarıyla vişneye çalan koyu kırmızıya sevdalı...