Uyu güzel gece, uyu..
Rüyana girsin kutup yıldızı...
Kayan yıldız ninni olsun sana...
Gece lamban ay olsun...
Uyu güzel gece.. Uyu...
Bir sen bir ben bir de bu şehir kaldık uyanık zaten..
Sen de uyu ki, yalnızlığın dibine vurayım.
Sabaha tanımayacak nasılsa beni bu ,
Derdi dağlardan büyük koca şehir...
Bari bırak da, onla başbaşa kalayım..
İçimdeki boşluk, senin olan gökyüzünden
Çok daha büyük çünkü...
Senin elbet bir sonun var güzel gece..
Ama benim mutsuzluğumun, umutsuzluğumun
Ve her nasılsa,
Bir tutam sevdamın;
Ne yazık ki bir sonu yok...
Senle paylaşamam, sen beni anlayamazsın çünkü..
Seni hiçbir zaman yalnız bırakmayan kutup yıldızın var..
Şu anda tam olarak gözümün içine bakan,
Beni efkara boğan kocaman bir mehtabın var..
Ama bu şehir anlar beni..
Anlar anlamasına da, sadece sen olduğun zaman anlar...
Çünkü sen gittiğinde, tanımaz beni bu şehir...
Oyalanır bir şekilde..
Varsın oyalansın, neticesinde o da yalnızdır...
Bırak onla beni, paylaşayım işte
Derdimi, efkarımı, kederimi...
Sen uyu mışıl mışıl.. Dinleme beni...
Sen dinledikçe ben kötü oluyorum..
Sen duydukça dalgalanıyorum, esiyorum..
Sen bana şöyle baktıkça yukardan
Ben, erim erim eriyorum...
Bırak beni gece, uyu artık...
Nasıl olsa sabaha tanımayacak beni bu şehir,
Bırak da onunla yalnızlığımı paylaşayım...
Daha tam donmamış buzda,
İsyankar bir su damlası olur ya hani,
Bir sağa bir sola salınır,
Çıkamaz,Bir yere gidemez..
Sevda işte böyle bir şeydir..
Kalpte, mantığa inat duran,
İnsanı yaylım ateşi gibi,
Bir yandan bir yana savuran
Tüm sıcaklığı ile,
Donmamak için direnen
Zavallı bir su damlasıdır...
Hani bir mucize olur,
Çıkar ise o damla, buz kesmiş yürekten
Usulca süzülüp o mahur gözlerden
Peşisıra düşer yere, okyanuslara karışır,
Bir umut nehri olur son durağı,
Hayata karşı, sevdaya karşı
Hani bir eşkıya ağasına isyan eder
Dağa çıkar ya,
Ben de öyle isyan etmişim...
Eşkıya olmuşum anlayacağın..
Elimde domuz kurşunlu pompalı tüfek yok ama
Zehir gibi bir Türkçe ile,
Ucu hafif kırık, kalemtraşı bıçak olan bir kalem var.
Eşkıya nasıl yol keser ya,
Ben kalbimin önünü kesmişim öyle
Eşkıya ganimeti toplamış,
Ben kırık sevdamın sağa sola saçılmış parçalarını almışım..
Hani şurda ayakta kalmaya çalışan bir yürek var ya
O yüreğin temeline dinamiti çakmışım...
Senin anlayacağın,
Hani eşkıya ölünce yıldız kayarmış ya,
Ben yaşarken hayatı kaydırmışım...
Söylemek lazım her şeyi
İçinden gelenleri
Gelmeyenleri...
Sevdiğini söylemek lazım
İçinde kalırsa eğer
Darlanırsın, sarar seni hüzün ve keder
Yersin kendini..
Acabalar, yoksalar, belkiler
Önce kalbini
Sonra beynini yer...
Söyle ki zehir aksın içinden
Söyle ki ferahlasın gönül
Söyle seviyorsan eğer
Geç olur yoksa vakit
Delirirsin..
Olur da söyleyemezen eğer...
Şair olursun zaten..
Belli bir saatten sonra,
Köşesine çekilir kargalar..
Gecenin karanlığını sineye çekip..
Evvelsinden daha kötü bir güne uyanmaya çalışırlar..
Belli bir saatten sonra,
Kendini ayışığına emanet eder şehir.
Kediler, köpekler uyur..
Ayık olan belki bir ben...
Su bile akmaz olur, ateş bile yakmaz olur
Bünye artık aymaz olur, belli bir saatten sonra...
Ayık olan belki bir ben...
Uyku tutmaz efkar ağır basar
Yürek yangın yeri olur..
Açık yaraya yarım sevdalar tuz basar..
Havada kalmış 3-5 sözcük
Derinden okunan bir türküye eşlik eder..
Siyah en güzel renk olur,
Ayık olan dertli bir şair olur
Belli bir saatten sonra...
Tutuştur şu gecenin fitilini kardeşim
Yansın ay, yansın kara bulutlar
Çıra gibi kaybolsun bütün kederler
Saman alevi gibi parlasın aşklar
Sonra sönsün ve yanmasın
Ebediyete kadar...
Tutuştur geceyi kardeşim...
Anca o zaman rahat eder bu yürekler
O zaman huzur verir karanlık
İşte anca o zaman geceler
Uyunabilir olur..
Yak kardeşim şu geceyi...
Yak da huzuru bulalım.
Bu yazacaklarımı sen zaten biliyorsun
Tıpkı daha önce yazdıklarımı bildiğin gibi...
Seni sevmiş olduğumu biliyorsun..
Kalbime çöken sisin ne olduğunu
Beni hangi tabancayla vurduğunu
Nasıl bir uçuruma attığını biliyorsun.
Ama bazen bilmemek gerekir..
Çünkü fazlasını bilirsen,
Bu ağırlığı kaldıramaz bir avuç büyüklüğünde olan yüreğin..
Her çektiğim nefeste aklımda olduğunu bilmemelisin
Her rakıya düşen su damlasında seni gördüğümü ,
Dudaklarıma süzülen bütün gözyaşı damlalarının
Yanaklarıma senin resmini çizdiğini bilmemelisin.
İçinde mitralyöz patlatılımış
Yağmur damlalarının bıçak olup saplandığı
Delinmekten süzgeç olmuş kalbimi
Hangi cesaretle, hangi sebeple ayakta tuttuğumu
Bilmemelisin.
Zaten bilemezsin de...
Bu yüzden bu şiiri yazan benim işte..
Bunları bil ki, senin de yüreğin yansın..
Beni yakan şey seni de yaksın...
Blog Arşivi
Contributors
- Genç
- Biraz sevdaya, biraz da alkole meyilli. Arada bir aşık, yer yer arızalı, ha bir de turuncudan iz taşıyan tok bir sarıyla vişneye çalan koyu kırmızıya sevdalı...